Karabük’te Covid-19 Skandalı

Karabük’te Covid-19 Skandalı
01.01.2021 18:23

Koronavirüsün Karabük’te ilk görüldüğü tarihten bu yana 9 ay geçti. 9 koca ay. Bu süreçte en çok yorulan ve yıpranan ise sağlık çalışanları oldu. Hala da aynı.


Koronavirüs vakalarının görülmesiyle birlikte sıkı bir çalışma temposu içerisine giren sağlık çalışanları, mesai mefhumunu unuttu. Gece gündüz demeden, özveriyle, herkesin kaçtığı pozitifli vakaların sağlığına kavuşması için uğraştı.


İnsanlar koronavirüsün adını duymaktan korkarken onlar virüse maruz kalmış insanlarla aynı ortamda oldu, hastalarla yakından ilgilendi. Kendi ailelerinden, çocuklarından, eş dostlarından ve evlerinden uzak kalarak tanımadığı insanların sevdiklerine bir an önce kavuşabilmesi için uğraştı, ter döktü.


Karabük’te yetkililerin gayretli çalışmaları ile bir dönem vaka sıfırlanmış, uzun süre de yeni bir vakaya rastlanmamıştı. Karabük Valisi Fuat Gürel, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı ve Ekiplerinin, tedbirleri hayata geçirme noktasında gösterdikleri başarılı çalışma neticesini vermişti. Ancak Bayram sebebiyle büyük şehirlerden kente gelenlerin olmasıyla yeniden vakalar görülmeye başlandı ve sonrasında da vaka sayısında azalma olmadı.


Bu süreçte, vaka sayısı sıfırlandığında görmeyenler, yetkililerin gayretini görmezden gelerek sürekli felaket senaryoları geliştirenler, sağlık çalışanlarının özverisini görevlerini yapıyorlar diyerek basitleştirenler oldu. Hatta akıl verenler, beğenmeyenler, destek olamadığı gibi köstek olmaya çalışanlar oldu. Ve ne yazık ki bazı yerel basın mensupları bu tutumlara prim vererek bu düşünceleri köşelerine taşıdı.


Herkes konuştu, yazdı, çizdi. Yetkililer tedbirler almaya, sağlık emekçileri yine en zor şartlarda, izin kullanamadan, çocuklarının kokusuna hasret kalarak çalışmaya devam etti.


İnsanlar babalarına bile refakatçi kalmak istemezken, devlet bizi hastanede pozitifli ile aynı ortamda durmaya zorluyor sesimizi duyun diyerek veryansın ederken, belki aylardır kendi babasına yaklaşamamış olan sağlık çalışanları bir başkasının babasını, annesini, eşini, kardeşini, çocuğunu bekliyor, iyileşmesi için canla başla mücadele ediyor.


Ancak sağlık çalışanlarının 24 saat bir hastanın başında kalamayacağı kimsenin aklına gelmiyor. Başka hastalarla da ilgileneceği, yemek yeme, uyuma ihtiyaçlarının olabileceği bile düşünülmeden ben babama refakatçi kalmak zorunda mıyım diyerek, Devletin, Karabük’teki yetkililerin, sağlık emekçilerinin verdiği mücadele hiçe sayılıyor, gözden düşürülmeye çalışılıyor.


Kaldı ki koronavirüs vakalarında yoğun bakım hastalarından refakatçi istenmiyor. Serviste yatan hastalar için ise, pozitif ancak semptom göstermeyen yada daha önce covid-19 geçirmiş kişilerin refakatçi kalması isteniyor.


Bir sağlık çalışanının 24 saat boyunca tek bir hastanın başında kalamayacağı düşünüldüğünde, hastanın başına gelebilecek herhangi bir olumsuzluğu en hızlı şekilde sağlık çalışanına haber vermesi için refakatçi isteniyor. Refakat edecek kimsesi olmayana da devlet kurumları aracılığıyla refakatçi desteği sağlanıyor.


Her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünü, tamamen hasta odaklı kararlar alındığını, ailesinden sevdiklerinden uzak kalarak, kendi sağlığını bile hiçe sayarak, hastanın bir an önce sağlığına kavuşması için canla başla uğraşan sağlık çalışanlarının emeklerini, mücadelelerini, özverisini, devletin kendi çocuğunun refakat etmekten kaçındığı anne babaya bile bakacak şefkate sahip olduğunu; görmek istemeyen elbette anlamayacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.