Kabarık elektrik faturalarının nedeni ortaya çıktı

Kabarık elektrik faturalarının nedeni ortaya çıktı
26.08.2021 13:46


Kullanıcılar elektrik faturalarının artmasından şikayetçi. EMO Yönetim Kurulu Üyesi Özdağ’a göre bunun nedeni, temmuz ayında yapılan zam, geç faturalandırma ve tüketimdeki artış.

Temmuz ve ağustos aylarında kullanıcılar, elektrik faturalarının bir önceki döneme göre daha yüksek geldiğini belirterek itiraz ediyor. Bir önceki dönem 150 lira gelen elektrik faturasının 250, 300 lira gelen faturanın 500 liraya çıktığı örnekler mevcut. Birçok platformda faturalarını paylaşan vatandaşlar, aradaki farkın nedenini sorguluyor.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ’a göre bunun iki nedeni var. Birincisi, Türkiye genelinde temmuz ayının ilk iki haftasında faturalandırma yapılmadı ve fatura dönemleri 30 yerine 40 günü kapsadı. Bu da beraberinde yüksek faturaları getirdi.

Faturaların daha yüksek olmasının ikinci nedeni ise artan elektrik kullanımı. Meblağların gelecekte daha da artabileceğini söyleyen Özdağ, dağıtıcı firmaların faturalardaki rolünü de örnekler üzerinden anlattı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yılda dört kez, 1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim tarihlerinde olmak üzere yeni elektrik tarifesi yayınlıyor. 2008 yılından bu yana uygulanan bu yöntemin sadece bir istisnası, 2018 yılının Ağustos ve Eylül ayında yaşandı. Seçim nedeniyle temmuzda zam yapılmamış, 2018 ağustos ve eylül aylarında üst üste zam yapılmıştı. Son olarak ise EPDK 1 Temmuz 2021 tarihinde elektrik birim fiyatına zam açıkladı.

EMO Yönetim Kurulu Üyesi Özdağ’ın aktarımına göre 1 Temmuz’da elektrik fiyatlarına, 1 Ocak 2021 tarifesine göre yüzde 15 zam geldi ve bu tarihten sonra ilave bir zam olmadı. Zamlı tarifenin yer alacağı faturaların temmuz ayının ilk iki haftasında kesilmediğini, yani sayaçların okunmadığını belirten Mehmet Özdağ, son dönemdeki faturaların kabarık olmasının nedenine ilişkin şunları söyledi:

“Türkiye genelinde, temmuz ayının ilk haftası içerisinde okunup bize temmuz ayı içerisinde gelmesi gereken faturalar gelmedi. Dolayısıyla bugünlerde dile getirilen yüksek tutarlı faturalar 30 günlük değil. Örneğin ben evimin faturasını inceledim. Haziran döneminde 137 lira ödemişken, bu fatura döneminde ise 201 lira fatura geldiğini gördüm. Ama bu 30 günün bedeli değildi. 38 günlük idi. Kullanıcıların yüksek buldukları faturalarının kaç günlük olduğuna bakmaları gerekiyor. İlk okuma ile son okuma arasında ne kadar zaman geçmiş bu önemli. Bayramdan önce evlerimize elektrik faturası göndermeleri gerekiyordu fakat göndermediler. Bu faturalar 28 günlük, 30 günlük gelmesi gerekirken şu anda 40 günlük kesiliyor.”

Özdağ’a göre son dönemde yaşanan fatura artışlarının bir diğer nedeni ise yüksek elektrik kullanımı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye genelinde kullanılan elektrik miktarının 2021 Temmuz ayında, Temmuz 2020’ye göre yüzde 9,4 oranında arttığını belirten Özdağ, “Yani bir yıl öncesine göre temmuz ayında yüzde 9,4 daha fazla elektrik kullanmışız. Bu, evlerimizde daha fazla buzdolabı, biraz daha fazla derin dondurucu ve klima kullanıldığı anlamına geliyor” dedi.

Yüksek elektrik faturalarının dağıtım şirketlerinden kaynaklandığı iddiası da oldukça yaygın. Dağıtım şirketlerinin EPDK’nın belirlediği kurallar dışında bir şey yapma imkanının olmadığını belirten Özdağ, “Bir kişinin gecikmiş borcu, bir iki ay önceden açma- kapatma bedeli ya da dağıtım şirketiyle sözleşmeden kaynaklanan bir alacak- verecek ilişkisi yoksa faturası EPDK’nın tarifeleri gereği uygulanır. Dağıtım şirketlerinin ekstra yansıttığı bir şey yoktur. Dağıtım şirketleri kar ediyor mu tabii ki ediyor. Ama bu başka bir boyut” ifadelerini kullandı.

Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin (EÜAŞ) her yıl yaklaşık olarak Türkiye’de faturalandırılan elektrik tüketiminin yüzde 40 ile yüzde 50’sini toptan fiyattan dağıtım şirketlerine ya da görevli tedarik şirketlerine verdiğini belirten Özdağ, EÜAŞ’ın verdiği toptan fiyatın Kwh’sinin 23,76 kuruş olduğunu söyledi.

Dağıtım şirketlerinin EÜAŞ’tan 23,76 kuruşa aldığı elektriği kullanıcılara 47,43 kuruşa fatura ettiğini belirten Özdağ, şöyle devam etti: “Örneğin Ankara’da EnerjiSA, kendi bölgesindeki elektrik abonelerinin tükettiği elektriğin yarısını EÜAŞ’tan, 23,76 kuruştan alıyor. Diğer yarısını da kendi üretim şirketlerinden ya da ikili anlaşmalarla başka elektrik üretim santrallerinden alıp elektriğini tedarik ediyor. EÜAŞ’tan 23,76’ya alırken evimize gelenin tutarı 47,43 oluyor. Bunun ne kadarı masrafa gidiyor, ne kadarı kar oluyor bunları benim hesaplamam çok mümkün değil.

Bir haneye gelen 100 Kwh tüketimli faturanın toplam tutarı 91,73 TL’ye denk düşer Bu kullanımın 47,43 TL’si enerji bedeli, 26,51 kuruşu dağıtım bedeli, 17,79 kuruş da vergi ve fonlardır. Dağıtım bedelinin yüzde 95’i dağıtım şirketinin kasasına gider, yüzde 5’i de Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’ye (TEİAŞ) gider.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.