İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı; Bu İşin Şakası Yok

Mart Ayından bu yana en önemli gündemimiz Çin’den çıkıp kısa sürede bütün Dünya ülkelerine yayılan virüs, Covid-19. Haberlerde, tv programlarında, evlerde, sokaklarda büyük ölçüde sohbet konusu koronavirüsle ilgili. Herkes konunun neredeyse uzmanı sayılacak derecede bilgi birikimine sahip oldu. Neden ve nasıl bulaşıyor, tedbirler neler, korunmak İçin neler yapılmalı gibi sorulara çocuklar bile cevap verebilir durumda.
Peki hal böyle iken neden virüsün yayılımı önlenemiyor? Neden hasta sayısı artmaya devam ediyor? Aslında sorular zor ama cevap oldukça basit; çünkü insanlar yayıyor.


Karabük İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın İstanbulluları uyardığı açıklamasını paylaşmış, “İstanbullular yerine Sevgili Karabüklüler diye başlandığını düşünün ve öyle dinleyin lütfen” diyerek uyarmış, ardından da şu cümleleri eklemişti; “Çünkü ilimizde de durum çok farklı değil. Pandemi başından bu yana en yoğun vaka artışı ile karşı karşıyayız.”
Ahmet Sarı sosyal medya hesabından bugün yine uyarılarda bulundu. Hatta bu kez uyarının dozunu ve ciddiyetini daha da arttırdı. “Bu işin şakası yok.” diyen Sarı, “Salgın yayılıyor ve durum kötüye gidiyor!..” diyerek gelinen korkunç noktaya dikkatleri çekti. Ve “Yaşlı vatandaşlarımız kendi iyilikleri için mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamalı ve kalabalık ortamlara girmemeli. Gençler de dikkatli olmalı!..” diye ekledi.
Başta da söylediğimiz gibi, herkes bu virüs neden ve nasıl bulaşıyor, tedbirler neler, virüsten korunmak için neler yapılmalı gibi soruların cevabını biliyor. Ancak uygulama noktasında sıkıntı giderilebilmiş değil. Devletten yasak bekleyenler, sürekli olarak sağlık sektörünü eleştirenler sadece 3 başlıkta toplanan ve ciddi önem taşıyan bireysel tedbirleri almaktan aciz. Maske, mesafe, hijyen. Tedbirlere rağmen hastalık bulaşanlar ve temaslılar için alınacak en önemli tedbir de karantina.
Virüs yayılmıyor, virüsü insanlar yayıyor. Yani virüs gezmiyor, insanlar geziyor. Hastalık belirtisi gösterip doktora gitmek yada kendisini karantinaya alarak gözlemlemek yerine günlük hayatına devam eden, temaslı olduğu halde isminin gizlenmesi yönünde hastaya baskı yapan ve işine gücüne gezmesine devam eden insanlarımız oldukça virüsün önüne geçmek mümkün olacak gibi görünmüyor.
Oturduğumuz yerden vaka sayıları gizleniyor söylenenden çok fazlası var demenin, şurda pozitif vaka var karantina yapılmış ama saklıyorlar gibi virüsle ilgili asparagas haberler üretmenin kimseye bir faydası yok. Herkes bireysel tedbirini almak, maske mesafe ve hijyen kuralına uymak zorunda. Bir başkasının sağlığı için de, kendi sağlığı için de yapılabilecek en önemli görev bu. Hatta vatandaşlık görevi.
Öyle ki koronavirüs ortaya çıktığı Mart ayından bu yana canla başla çalışan, herkes hastalığa yakalanmamak için birbirinden kaçarken virüslü ile birebir temasta olan, gecesini gündüzüne katarak belki korku, belki endişe ile çalışıp ailesinden bile uzak kalan, insanların sağlığı için kendi sağlığını hiçe sayan sağlık personellerini düşününce ne kadar kolay ama bir o kadar önemli bir vatandaşlık görevi.
Yetkililerin uyarılarını özellikle mecbur kalmadıkça evden çıkmama gerekliliğini uygulamak zor olmasa gerek. Üstelik ülke genelinde artan vaka sayıları sebebiyle, geçtiğimiz günlerde izin ve istifaları durdurulan sağlık sektörü çalışanları düşünüldüğünde bu lüks bile sayılabilir.
Hem sağlık çalışanlarının yükünü hafifletmek, hem bu virüsten bir an önce kurtulmak, hem de kendimiz ve sevdiklerimizin sağlığını korumak için uyarılara kulak vermeliyiz. Bu kadarını hepimiz yapabiliriz. Ne demişti Bakan Koca;
“Sevgili İstanbullular. Mecburiyetiniz yoksa evden çıkmayın. Hastalığa yakalanmayı göze alacağınız ziyaretleri ve seyahatleri yapın. Kalabalık ortama girecekseniz, hastalığa yakalanmaya değip değmeyeceğini düşünün. Maskenizi, virüsün size bulaşmasını göze alacağınız zaman çıkarın.”
